Çağrı İşareti onaylanmamış kişiler platformda konu açma yetkisi veya ileti gönderme yetkisi bulunmamaktadır.
Ana Menü

Telsizcilikte Güneş Lekelerinin ve İyonosferin Büyülü Etkisi

Başlatan Telsiz TürkiyeDoğrulandı, 07 Haziran, 2026, 08:03

« önceki - sonraki »

Telsiz TürkiyeDoğrulandı

Rol: Kurucu
Çağrı İşareti TB3TKK


Güneş Döngüsü ve Kısa Dalga Radyo Yayılımı (Propagasyon)

Bir telsizcinin cihazından çok ilgilendiği bir başka şey varsa, o da kesinlikle uzay havasıdır (Space Weather). Kısa dalga (HF) bantlarında radyo sinyallerinin gökyüzüne çarpıp tekrar yeryüzüne inmesini sağlayan şey, atmosferimizin üst katmanlarındaki İyonosfer tabakasıdır. İyonosferin bu yansıtıcı özelliğini kazanmasını sağlayan en önemli faktör ise Güneş'ten gelen ultraviyole (UV) ışınları ve güneş lekeleridir (Sunspots).

Güneş lekeleri, Güneş'in yüzeyindeki manyetik fırtınaların karanlık bölgeler olarak görüldüğü yerlerdir. Bu lekeler ne kadar çoksa, Güneş'in uzaya yaydığı iyonlaştırıcı radyasyon o kadar fazla olur ve iyonosfer tabakası o kadar kalınlaşarak çok yüksek frekanslardaki (örneğin 28 MHz - 10 Metre bandı) sinyalleri bile bir ayna gibi yansıtmaya başlar. Güneş lekesi sayısının yüksek olduğu yıllarda (yaklaşık 11 yıllık periyotlar halinde zirve yapar), 5 wattlık çok zayıf bir sinyal bile ufak bir antenle dünyanın öbür ucuna cam gibi net ulaşır.

Amatör telsizciler "Keşke güneş lekesi sayısı sürekli zirvede kalsa da bantlar hiç kapanmasa" diye iç geçirirler. Ancak güneş döngüsünün dip yaptığı yıllarda (Solar Minimum), iyonosfer çok zayıflar, en yüksek güçlü istasyonların bile sinyalleri uzayda kaybolur. Bantlar adeta ölü bir sessizliğe bürünür. Telsizciler bu sessizlik dönemlerinde dijital zayıf sinyal modlarına (FT8 gibi) veya anten tasarımlarını geliştirmeye yönelirler.

Gece ve gündüz farkı da çok kritiktir. Gündüzleri güneşin etkisiyle D tabakası oluşur ve alt frekansları (örneğin 160 ve 80 metre) yutarak sinyalin ilerlemesini engeller, bu nedenle gündüzleri yüksek frekanslar (20, 15, 10 metre) kullanılır. Gece olunca D tabakası kaybolur ve alt frekanslar anında açılır. Evrenden gelen bu devasa kozmik radyo fiziğini okuyabilmek ve ona göre frekans seçmek, telsiz operatörlüğünü sıradan bir iletişimden alıp adeta bir doğa sanatına çevirir.